Konya Emniyet Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ve halk arasında 'kurbağa adam' olarak bilinen Su Altı Grup Amirliği ekipleri, sadece bölgesel değil, ülke genelindeki felaketlerde de kritik görevler üstleniyor. Konya'nın yanı sıra Afyonkarahisar, Aksaray, Isparta ve Karaman illerinde baraj, göl ve akarsularda meydana gelen boğulma vakaları ile sel felaketlerine koşan özel eğitimli polisler, olası acil durumlara karşı 7/24 teyakkuz halinde bekliyor.
Son bir buçuk aylık periyotta Konya ve Karaman'da yaşanan dört ayrı boğulma olayına müdahale ettiklerini belirten Su Altı Grup Amiri Başkomiser Hakan Özdemir, sahadaki risklerin boyutuna dikkat çekti. Ekiplerin sadece kendi sorumluluk bölgelerinde değil; Karadeniz'deki sel felaketleri, Doğu Anadolu ve İzmir'deki depremler ile tsunami gibi olağanüstü durumlarda da arama-kurtarma faaliyetlerine katıldığını vurgulayan Özdemir, yıl boyunca okullarda, alışveriş merkezlerinde ve kent meydanlarında yürüttükleri farkındalık çalışmalarının hayati önem taşıdığını ifade etti.
Boğulma vakalarının bilinenin aksine gürültülü ve yardım çığlıklarıyla değil, son derece sessiz ve ani bir şekilde gerçekleştiğinin altını çizen Başkomiser Özdemir, vatandaşları riskli su kaynaklarından uzak durmaları konusunda uyardı. Baraj, gölet ve sulama kanal gibi alanların yüzmek için kesinlikle uygun olmadığını belirten uzmanlar, güvenli plajların ve cankurtaran denetimindeki bölgelerin tercih edilmesi gerektiğini hatırlattı.
Suda tehlike anında hayat kurtarabilecek pratik yöntemlere de değinen Özdemir, şu tavsiyelerde bulundu: "Su güvenliği basit ama hayati kurallara dayanır. Küçük tedbirler, telafisi imkansız büyük acıların önüne geçer. Tehlike anında can simidi, halat ya da uzun bir sopanın yanı sıra, içi boş bir plastik şişe bile kazazedenin su üstünde kalmasını sağlayabilir. Unutulmamalıdır ki, bilinçsizce kurtarmaya çalışan vatandaşlarımız da ne yazık ki can kaybı yaşayabilmektedir."
Yakın zamanda Altınapa Barajı'nda yaşanan trajik bir vakayı örnek gösteren Özdemir, bazen eşyadan vazgeçmenin hayati önem taşıdığını belirtti. Vatandaşların balık avı, fotoğraf çekimi veya şakalaşma gibi masum görünebilen anlarda dahi aniden riskli durumlarla karşılaşabildiğini kaydeden deneyimli polis, profesyonel dalgıçların bile sıfır görüş mesafesine sahip balçıklı, yosunlu ve kesici aletlerin bulunduğu sularda büyük tehlike atlattığına işaret ederek, yüzme bilmeyen veya az bilen kişilerin bu sulara asla girmemesi gerektiğinin altını çizdi.